İçindekiler
Online Kurs Hazırlama Nedir?
Online kurs hazırlama, sahip olduğunuz uzmanlık veya becerilerin; video, metin ve interaktif materyaller aracılığıyla yapılandırılmış bir dijital öğrenme deneyimine dönüştürülerek satılması sürecidir. 15 yıl boyunca ambulansta ve acil servislerde çalıştığımda, gelirim tamamen harcadığım zamanla sınırlıydı; daha fazla hayat kurtarmak, daha fazla mesai demekti. Veri analistliğine geçtiğimde ise bir gerçeği net olarak gördüm: Bilgi, bir kez paketlendiğinde siz uyurken bile değer üretebilen bir varlıktır. Global Web Index'in 2023 raporu, internet kullanıcılarının %50'sinden fazlasının son bir ay içinde online bir eğitim videosu izlediğini gösteriyor; pazar devasa. Girişimci Naval Ravikant'ın dediği gibi, "Zengin olmak için, siz uyurken size para kazandıracak bir şeye sahip olmalısınız." İşte dijital eğitim oluşturma tam olarak bu potansiyeli sunuyor. Bu rehber, benim gibi sıfırdan başlayanlar için uzmanlığınızı karlı bir ürüne dönüştürme adımlarını veri odaklı ve basit bir yaklaşımla ele alıyor.
📢 Affiliate (Bağlı Kuruluş) Uyarısı: Bu yazıdaki bazı bağlantılar affiliate linkleri içerebilir. Bu linklerden yapacağınız satın alımlardan küçük bir komisyon kazanabiliriz, ancak bu size ek bir maliyet getirmez.
⚠️ Yasal Uyarı: Bu içerikte paylaşılan kazanç yöntemleri ve rakamlar örnek niteliğindedir. Gelir garantisi yoktur. Her ticari girişim risk içerir.
Adım 1: Karlı Bir Kurs Fikri Bulmak ve Doğrulamak
15 yıl boyunca ambulansta ve acil servislerde, her gün yüzlerce farklı insanla, yüzlerce farklı krizle karşılaştım. O kaosun içinde bir düzen vardı: tekrar eden sorunlar. Sürekli aynı endişeler, aynı bilgi eksiklikleri, aynı önlenebilir panik anları. Maaşlı işimin güvencesini bırakma nedenim de tam olarak bu oldu. O tekrarlayan sorunlardan birini çözebilecek bir bilgi paketinin, binlerce insana aynı anda ulaşabileceğini fark ettim. Veri analistliğine geçişim ise bu "tahmini" rakamlara dökmeme yaradı. Artık bir "his" değil, bir pazar vardı.
Tutkunuzu Piyasa İhtiyacıyla Buluşturun
İlk başta aklımda onlarca fikir vardı: "Temel Yaşam Desteği", "Ev Kazalarında İlk Yardım", "Stres Yönetimi". Bunlar benim tutkulu olduğum, yıllarca tecrübe ettiğim konulardı. Ancak tutku tek başına faturaları ödemiyor. Veri bana şunu öğretti: Sizin ne anlatmak istediğiniz değil, insanların ne duymak istediği önemlidir.
Bu dengeyi kurarken çok zorlandım. Kendi uzmanlık alanıma o kadar odaklanmıştım ki, dışarıdan nasıl göründüğünü kaçırıyordum. Çözümü basit bir zihin egzersizinde buldum:
- Uzmanlık Alanlarınız (Ne Biliyorsunuz?): 15 yıllık sağlık tecrübemden gelen her şeyi listeledim. Triyaj, damar yolu açma, acil durum yönetimi...
- Tutkularınız (Ne Yapmaktan Keyif Alıyorsunuz?): İnsanlara karmaşık konuları basitleştirerek anlatmak, veri analizi, problem çözmek.
- Piyasa Talebi (İnsanlar Neye Para Öder?): Bu adım, her şeyi değiştiren adımdır. İnsanlar "triyaj" öğrenmek için para ödemez ama "iş yerinde acil durum planı oluşturma" kursu için öderler.
Girişimci Naval Ravikant'ın dediği gibi, "Size özgü olan bilgiyle para kazanın." Sizin tecrübeniz, tutkunuz ve pazarın ihtiyacının kesiştiği o küçük nokta, sizin altın madeninizdir.
Okyanusta Kaybolmayın: Nişinizi Belirleyin
"Herkes için bir kurs" aslında "hiç kimse için bir kurs" demektir. Genel bir "Excel Kursu" hazırladığınızda, milyonlarca dolarlık bütçeleri olan dev eğitim platformlarıyla rekabet edersiniz. Bu, bir sandalla okyanusa açılmaya benzer.
Benim sağlık verilerini analiz ederken öğrendiğim ilk şey, segmentasyonun gücüydü. Tüm hastaları tek bir grup olarak göremezsiniz; yaşa, cinsiyete, kronik hastalıklara göre ayırmanız gerekir. Kurs fikriniz için de aynısı geçerli.
Niş Belirleme Egzersizi:
- Geniş Konu: Stres Yönetimi
- Hedef Kitle Ekle: Çağrı Merkezi Çalışanları için Stres Yönetimi
- Spesifik Bir Sorun Ekle: Çağrı Merkezi Çalışanları için "Zor Müşterilerle Başa Çıkma ve Tükenmişliği Önleme"
Gary Vee'nin sürekli vurguladığı gibi, "Dikkat, günümüzün para birimidir." Niş bir alana odaklandığınızda, o küçük grubun tüm dikkatini çekme şansınız olur.
| Kriter | Geniş Fikir (Stres Yönetimi) | Niş Fikir (Çağrı Merkezi Çalışanı için...) |
|---|---|---|
| Rekabet | Çok Yüksek | Düşük / Orta |
| Hedef Kitle Netliği | Belirsiz | Çok Net |
| Pazarlama Maliyeti | Yüksek (Geniş kitleye ulaşma) | Düşük (Spesifik gruplara reklam) |
| Fiyatlandırma Gücü | Düşük | Yüksek (Spesifik çözüm) |
Tek Kuruş Harcamadan Fikrinizi Doğrulayın
Kursunuzu hazırlamaya başlamadan önce, insanların onu gerçekten satın alıp almayacağını test etmeniz gerekir. Haftalarınızı, aylarınızı bir ürün hazırlamaya harcayıp sonra kimsenin istemediğini öğrenmek, en büyük girişimci tuzaklarından biridir.
İşte benim kullandığım ve tamamen ücretsiz olan doğrulama yöntemleri:
- Dijital Ayak İzlerini Takip Edin: İnsanların sorunlarını nerede anlattığını bulun. Google Trends aracını kullanarak "çağrı merkezi tükenmişlik" veya "zor müşteriyle başa çıkma" gibi anahtar kelimelerin arama hacmini kontrol edin. Bu size ham bir talep grafiği verir.
- Forumları ve Grupları Dinleyin: Reddit'in r/talesfromcallcenters gibi alt forumları veya ilgili Facebook grupları altın madenidir. İnsanların kullandığı dili, en çok şikayet ettikleri sorunları not alın. Kursunuzun modülleri bu şikayetlerin cevapları olmalıdır.
- "Duman Testi" Yapın: Bu, Tim Ferriss'in popülerleştirdiği bir yöntemdir. Henüz var olmayan kursunuz için basit bir "Yakında Gelecek" sayfası hazırlayın. Carrd gibi araçlarla bunu bir saat içinde yapabilirsiniz. Sayfada kursun vaadini anlatın ve "İlk duyan siz olmak için e-posta adresinizi bırakın" deyin. Bu sayfaya 100 kişi getirip 10 kişi e-postasını bırakıyorsa, elinizde potansiyel bir iş fikri var demektir. Sıfır risk, maksimum öğrenme.
Bu adımlar, bir fikrin sadece sizin kafanızda mı güzel olduğunu yoksa gerçek dünyada bir karşılığı olup olmadığını anlamanızı sağlar. Tahmin etmeyi bırakın, veriyi dinlemeye başlayın.
💡 Özet / Key Takeaways
- Kesişim Noktasını Bulun: En iyi kurs fikirleri, uzmanlığınız, tutkunuz ve pazarın para ödemeye hazır olduğu bir sorunun kesişiminde yer alır.
- Nişlere Odaklanın: "Herkes" için bir ürün yapmaya çalışmayın. Belirli bir sorunu yaşayan belirli bir kitleye odaklanmak, rekabeti azaltır ve pazarlamayı kolaylaştırır.
- Satmadan Önce Test Edin: Ürünü oluşturmadan önce talebi doğrulayın. Google Trends, online topluluklar ve basit bir e-posta toplama sayfası, fikrinizin potansiyelini para harcamadan ölçmek için güçlü araçlardır.

Adım 2: Öğrenciyi Sonuca Götüren Bir Müfredat Tasarlamak
Ambulanstaki ilk günlerimden birini asla unutmam. Karşımda birden fazla yaralının olduğu karmaşık bir vaka vardı ve beynim donmuştu. Nereden başlayacağım? Öncelik kimde? O an kıdemli bir paramedik omuzuma dokunup basit bir protokolü hatırlattı: "Önce hava yolu, sonra solunum, sonra dolaşım. Sırayı takip et, gerisi gelir." İşte o an, kaosun içinde bir yol haritasına sahip olmanın ne kadar hayat kurtarıcı olduğunu anladım. Maaşlı işimi bırakıp kendi online kurslarımı hazırlamaya başladığımda da aynı hissi yaşadım. Bildiğim her şeyi bir ekrana yığmak istedim ama bu, öğrenci için o kaotik kaza sahnesinden farksızdı. Çözüm yine aynıydı: net bir protokol, yani kusursuz bir müfredat.
Kursun Vaadini Netleştiren Öğrenme Çıktıları Belirlemek
Bir kursun müfredatını oluşturmaya başlamadan önce sormanız gereken tek bir soru var: "Bu kursu bitiren kişi, eskiden yapamadığı neyi yapabilir hale gelecek?" Bu sorunun cevabı, sizin öğrenme çıktılarınızdır. Bu, öğrenciye verdiğiniz somut bir sözdür.
Benim veri analizi yolculuğumda en çok zorlandığım şey, tonlarca bilgiyi öğrenip "Peki ben şimdi bununla ne yapacağım?" sorusuydu. İşte bu yüzden kurslarımda her şeye tersten başlarım. Bu yönteme "Tersine Tasarım" (Reverse Engineering) diyoruz.
Yapılacaklar Listesi: Öğrenme Çıktılarınızı Belirleyin
- Nihai Projeyi Hayal Edin: Öğrencinizin kurs sonunda tamamlayacağı bir "bitirme projesi" veya ana görev belirleyin. Örneğin, "Sıfırdan bir interaktif dashboard hazırlamak."
- Temel Becerileri Listeleyin: Bu projeyi yapabilmek için gereken 5-7 ana beceriyi alt alta yazın. "Veri temizleme", "Veri görselleştirme", "SQL sorgusu yazma" gibi.
- Eylem Cümlelerine Dönüştürün: Bu becerileri, öğrencinin yapabileceği eylemler olarak yeniden yazın. Bu cümleler, pazarlama metinlerinizin de temelini oluşturacak.
- "Veri temizlemeyi öğrenir" yerine "Dağınık bir Excel tablosunu analiz için hazır hale getirebilir."
- "SQL bilir" yerine "Bir veritabanından istediği veriyi çekecek temel SQL sorgularını yazabilir."
Naval Ravikant'ın dediği gibi, "Kendinizi belirli bir bilgiyle donatın." Kursunuzun amacı genel bilgiler vermek değil, öğrencinize o belirli, işe yarar bilgiyi ve yeteneği kazandırmaktır.
Beyin Fırtınasından Modüler Bir Yapıya Geçmek
Aklınızdaki tüm bilgileri bir yere dökmeden yapıya geçemezsiniz. Bu ilk aşama dağınık ve kaotik olmak zorunda. Buna "beyin fırtınası" veya "bilgi boşaltma" diyelim. Benim favori yöntemim, dijital bir beyaz tahta kullanmak.
İlk kursumu planlarken Miro gibi bir aracı keşfetmek benim için devrim niteliğindeydi. Aklıma gelen her bir konuyu, fikri, ipucunu sanal bir post-it'e yazdım. Birkaç saat sonunda ekranım yüzlerce post-it ile doluydu. Tıpkı bir hastanın onlarca semptomu gibi, hepsi birbiriyle ilişkili ama bir o kadar da dağınıktı.
Sonraki adım, veri analistliğinden öğrendiğim bir yeteneği kullanmaktı: kümeleme (clustering).
Adım Adım Beyin Fırtınasını Modüllere Ayırma
- Her Şeyi Dökün: Bir zamanlayıcı kurun ve aklınıza gelen her şeyi Miro veya XMind gibi bir zihin haritası aracına yazın. Kendinizi sansürlemeyin.
- Gruplandırın ve Temalandırın: Birbirine benzeyen veya ilişkili post-it'leri bir araya getirin. Örneğin, "veri temizleme", "eksik verilerle başa çıkma", "veri tiplerini düzeltme" post-it'leri "Modül 2: Veri Hazırlığı" başlığı altında toplanabilir.
- Mantıksal Sıraya Koyun: Oluşturduğunuz bu modül kümelerini mantıksal bir akışa göre sıralayın. Öğrencinin hangi bilgiyi önce öğrenmesi gerekiyor? Tıpkı bir hastaya müdahale ederken olduğu gibi, önce en temel ve hayatı olanla başlarsınız.
Bu süreç, dağınık düşünceleri yapılandırılmış bir öğrenme yolculuğuna dönüştürür.
| Kaotik Beyin Fırtınası (Başlangıç) | Yapılandırılmış Müfredat (Sonuç) |
|---|---|
| Yüzlerce dağınık fikir ve not | Modül 1: Temel Kavramlar |
| Konular arasında net bir bağ yok | Modül 2: Veri Hazırlığı |
| Nereden başlayacağı belirsiz | Modül 3: Analiz Teknikleri |
| Öğrenci için bunaltıcı | Modül 4: Görselleştirme ve Raporlama |
| Önem sırası karışık | Modül 5: Bitirme Projesi |
Öğrenmeyi Pekiştirecek Ek Materyaller Planlamak
Videoları izlemek tek başına yeterli değildir. Kalıcı öğrenme, uygulama ile olur. Sağlık eğitiminde maket üzerinde pratik yapmadan veya vaka analizi çözmeden kimse sizi sahaya göndermez. Online kurslar için de aynı prensip geçerlidir.
Her modülün veya dersin sonuna, öğrencinin öğrendiklerini uygulayabileceği bir "ödev" eklemelisiniz. Gary Vee'nin "Yaratma, belgele" (Document, don't create) felsefesini burada kullanabiliriz. Kendi iş akışınızda kullandığınız kontrol listelerini, şablonları veya kısa yolları belgeleyerek harika ek materyaller oluşturabilirsiniz.
Öğrenmeyi Güçlendirecek Materyal Fikirleri:
- Kontrol Listeleri (Checklists): "Bir Dashboard Hazırlamadan Önce Kontrol Edilecek 10 Madde" gibi PDF'ler.
- Şablonlar (Templates): Öğrencilerin doğrudan kullanabileceği bir Excel rapor şablonu veya bir proje planı. Canva üzerinde kolayca profesyonel görünümlü şablonlar hazırlayabilirsiniz.
- Çalışma Kitapları (Workbooks): Dersin kilit noktalarını doldurmalarını veya kendi durumlarına uyarlamalarını isteyen yönlendirici sorular içeren dokümanlar.
- Mini Projeler: Her modülün sonunda, o modülde öğrenilenleri kullanarak tamamlayacakları küçük görevler.
- Topluluk Erişimi: Öğrencilerin birbirlerine soru sorabileceği ve projelerini paylaşabileceği bir Slack veya Discord kanalı. Bu, öğrenme sürecini sosyal ve etkileşimli hale getirir.
Bu ek kaynaklar, kursunuzun algılanan değerini artırmakla kalmaz, aynı zamanda öğrencinin gerçekten sonuç almasını sağlar. Unutmayın, en iyi pazarlama aracı, başarılı olmuş bir öğrencidir.
💡 Özet / Key Takeaways
- Tersten Başlayın: Müfredatı oluşturmadan önce, kursu bitiren birinin ne yapabileceğini netleştiren öğrenme çıktılarını (eylem cümleleriyle) yazın.
- Kaosu Düzenleyin: Aklınızdaki tüm bilgileri Miro gibi bir araca dökün, ardından ilgili konuları gruplayarak modülleri oluşturun ve mantıksal bir sıraya dizin.
- Uygulamayı Teşvik Edin: Her modülü kontrol listeleri, şablonlar, çalışma kitapları veya mini projeler gibi pratik ek materyallerle destekleyerek öğrenmeyi pekiştirin.

Adım 3: Bütçe Dostu Ekipmanlarla Profesyonel Kurs İçeriği Üretimi
İlk online kursumu hazırlama fikri aklıma düştüğünde, aklımdaki en büyük engel ekipman maliyetleriydi. 15 yıl boyunca sağlık sektöründe, her şeyin en kalitelisinin hayat kurtardığı bir ortamda çalıştıktan sonra, "yeterince iyi" kavramı bana yabancıydı. Hollywood kalitesinde bir stüdyo kurmam gerektiğini sanıyordum. Bu düşünce beni aylarca oyaladı. Sonra anladım ki, veri analizinde olduğu gibi, burada da önemli olan en pahalı araca sahip olmak değil, eldeki veriyi (yani bilgiyi) en anlaşılır şekilde sunmaktı. Mükemmeli beklemek, başlamanın en büyük düşmanıdır.
Bütçenizin Kutsal Üçlüsü: Mikrofon, Işık ve Kamera
Girişimci Naval Ravikant, "Spesifik bilgiyle donanmış, hesap verebilir ve kaldıraç sahibi olun" der. Kursunuz sizin spesifik bilginizdir. Ekipman ise bu bilgiyi binlerce kişiye ulaştıran kaldıraçtır. Bu kaldıracı kurmak için bir servet harcamanıza gerek yok.
1. Önce Ses: Duyulmuyorsanız, Var Değilsiniz
Sağlıkta "ABC" (Airway, Breathing, Circulation - Havayolu, Solunum, Dolaşım) kuralı ne kadar hayatiyse, online kurslarda da ses kalitesi o kadar hayatidir. Kötü görüntü tolere edilebilir ama cızırtılı, boğuk bir ses, öğrencinin videoyu anında kapatmasına neden olur.
- Başlangıç Seviyesi (Neredeyse Sıfır Maliyet): Akıllı telefonunuzun kulaklığı. Evet, o beyaz kablolu kulaklıklar. Sakin bir odada yakanıza yakın tuttuğunuzda, dizüstü bilgisayarınızın dahili mikrofonundan kat kat daha iyi sonuç verir. Ben ilk denemelerimi bu şekilde kaydettim.
- İdeal Başlangıç (Yatırıma Değer): Yaka mikrofonları. Bunlar küçük, ucuz ve etkilidir. Sesinize odaklanır, oda yankısını azaltır. Eğer ekran karşısında konuşacağınız bir kurs hazırlıyorsanız, Boya BY-M1 gibi bir yaka mikrofonu ilk ve en önemli yatırımınız olabilir.
- Bir Sonraki Adım: USB Masa Mikrofonları. Özellikle ekran kaydı yaparken veya podcast tarzı içerikler için idealdir.
2. Sonra Işık: Yüzünüzü Gösterin
Ambulansta gece vakası yönetirken en kritik şeylerden biri, olay yerini doğru aydınlatmaktır. Ne olduğunu göremezseniz, müdahale edemezsiniz. Kursunuzda da öğrenci sizinle bağ kurmalı, mimiklerinizi görmeli.
- Sıfır Maliyet: Pencere ışığı. Yüzünüzü pencereye dönerek kayıt yapın. En doğal ve en güçlü ışık kaynağınız budur. Işığı asla arkanıza almayın, yoksa bir silüet olarak görünürsünüz.
- Bütçe Dostu Yatırım: Ring Light (Halka Işık). Telefonunuzu veya kameranızı ortasına takabileceğiniz bu ışıklar, yüzünüzde gölge bırakmaz ve profesyonel bir aydınlatma sağlar. Fiyatları oldukça uygun ve getirdiği kalite farkı muazzam.
3. En Son Kamera: Telefonunuz Zaten Bir Stüdyo
Bugünün akıllı telefon kameraları, birkaç yıl öncesinin profesyonel kameralarından daha iyi. Başlamak için fazlasıyla yeterliler. Görüntüyü sabitlemek için bir tripoda veya kitap yığınına ihtiyacınız var, hepsi bu. Görüntünüz biraz grenli olsa bile sesiniz ve ışığınız iyiyse, içeriğiniz değerini korur.
Dijital Araç Çantası: Kayıt ve Kurgu Programları
Ekipmanı kurduktan sonra sıra dijital araçlara geliyor. Veri analistliğine geçtiğimde yüzlerce farklı "tool" ile tanıştım ve anladım ki en karmaşık olan değil, işimi en hızlı ve en doğru şekilde yapan araç en iyisidir.
Ekran Kaydı ve Video Düzenleme İçin Araçlar:
| Araç Adı | Maliyet | Kullanım Kolaylığı | En İyi Kullanım Alanı |
|---|---|---|---|
| OBS Studio | Ücretsiz | Zor | Canlı yayınlar, gelişmiş ekran kayıtları |
| Loom | Freemium | Çok Kolay | Hızlı ekran paylaşımları, geri bildirim videoları |
| DaVinci Resolve | Ücretsiz | Orta-Zor | Profesyonel video düzenleme, renk ayarları |
| CapCut (Desktop) | Ücretsiz | Çok Kolay | Hızlı ve pratik kurgu, sosyal medya videoları |
OBS'yi ilk kullanmaya çalıştığımda saatlerimi harcadığımı itiraf etmeliyim. Arayüzü karmaşık gelmişti. Ama öğrendikten sonra anladım ki, sınırsız bir kontrol sunuyor. Eğer "Sadece kayda basıp anlatayım" diyorsanız, Loom veya CapCut ile başlayın. Hız, mükemmellikten daha önemlidir.
Kamera Karşısında Konuşma Sanatı: Doğal ve Etkili Olmak
Gary Vaynerchuk'un "Yaratma, belgele" (Document, don't create) felsefesi, kamera korkumu yenmemde bana çok yardımcı oldu. Mükemmel bir sunum yapmaya çalışmak yerine, bildiklerimi bir arkadaşıma anlatır gibi belgelemeye odaklandım. Sağlık sektöründe acil bir durumu yönetirkenki sakinliğinizi düşünün; burada da konu sizin uzmanlık alanınız. Sadece bildiklerinizi aktarıyorsunuz.
Kamera Karşısı İçin Adım Adım Alıştırma Listesi:
- Kameranın Gözüne Konuşun: Lensin kendisine bakın, ekrandaki kendi görüntünüze değil. Bu, izleyiciyle doğrudan göz teması kurmanızı sağlar.
- Maddelerle İlerleyin: Ezberlenmiş bir metni okumak robotik durur. Ana başlıklarınızı veya anahtar kelimelerinizi bir kağıda yazıp kameranın yanına koyun. Akışınızı bu maddeler üzerinden yapın.
- Enerjinizi Yükseltin: Normal konuşma tonunuz kamerada genellikle donuk görünür. Enerjinizi bilinçli olarak %10-15 artırın. Gülümseyin, el ve kol hareketlerinizi kullanın.
- Kısa Kayıtlar Yapın: İlk denemede 1 saatlik bir ders çekmeye çalışmayın. 3-5 dakikalık kısa modüller halinde başlayın. Her kayıttan sonra kendinizi izleyip neleri geliştirebileceğinizi not alın. Unutmayın, bu bir kas gibidir, kullandıkça gelişir.
Bu adımı atlamak, en iyi ekipmanla bile vasat bir kurs üretmenize neden olur. Teknoloji sadece bir araçtır. Asıl ürün, sizin enerjiniz ve uzmanlığınızdır.
💡 Özet / Key Takeaways
- Önce Ses: En kritik yatırımınız sestir. Kötü ses, kursunuzun başarısız olmasına yeter.
- Işık İçin Pencereyi Kullanın: Profesyonel aydınlatmanın en ucuz yolu doğal ışıktır.
- Telefonunuz Yeterli: Başlangıç için pahalı bir kameraya ihtiyacınız yok; akıllı telefonunuz işinizi görecektir.
- Ücretsiz Araçlarla Başlayın: OBS, DaVinci Resolve ve CapCut gibi ücretsiz ve güçlü araçlarla tüm kayıt ve kurgu işlerinizi halledebilirsiniz.
- Pratik Yapın: Kamera karşısında rahat olmak, tekrarla kazanılan bir yetenektir. "Yaratmayın, belgeleyin" felsefesini benimseyin.

Adım 4: Kursunuzu Nerede Satacaksınız? Dijital Eğitim Platformları Karşılaştırması
15 yıl boyunca bir ambulansın içinde, saniyelerle yarıştığım anlarda tek bir şeye odaklanırdım: kontrol. Hangi ilacı ne zaman vereceğin, hangi yolu seçeceğin, durumu nasıl stabilize edeceğin… Bu kararlar hayatla ölüm arasındaki farktı. Maaşlı işimi bırakıp kendi dijital ürünlerimi yaratma yoluna girdiğimde, bu "kontrol" arzusunun aslında girişimciliğin tam kalbinde yattığını fark ettim. Kursunuzu harika bir şekilde hazırladınız. Şimdi en kritik kararlardan birini vereceksiniz: Kontrolü kime teslim edeceksiniz? Kendinize mi, yoksa dev bir pazar yerine mi?
Seçenek 1: Hazır Pazar Yerleri (Udemy, Skillshare) - Başkasının Sahnesinde Parlamak
Bu platformları, şehrin en işlek caddesindeki dev bir alışveriş merkezine benzetiyorum. İçeriye bir dükkan açtığınızda, müşteri trafiği garantidir. Binlerce insan her gün o AVM'yi ziyaret eder.
Avantajları Neler?
- Sıfır Pazarlama Maliyetiyle Başlangıç: Henüz bir takipçi kitleniz yoksa, bu en büyük avantajdır. Udemy, sizin yerinize milyonlarca potansiyel öğrenciye ulaşır.
- Teknik Kolaylık: Video yükle, açıklama yaz, bitti. Hosting, ödeme altyapısı, site bakımı gibi dertleriniz olmaz.
- Güvenilirlik: İnsanlar Udemy markasını tanır ve güvenir. Bu güven, sizin kursunuza da yansır.
Benim ilk denemelerimden biri bu pazar yerlerindeydi. Bir veri görselleştirme mini kursu hazırlayıp yüklemiştim. Hiç reklam yapmadan ilk haftada 10 satış (Bu rakamlar örnektir, garanti edilmez) görmek, inanılmaz bir motivasyon kaynağı olmuştu.
Dezavantajları Neler?
- Gelir Paylaşımı: En büyük dezavantajı budur. Udemy, kendi promosyonuyla gelen bir satıştan %63'e varan komisyon alabilir. Kısacası, pastanın en büyük dilimini onlar alır.
- Fiyat Kontrolü Yok: Platform, kursunuzu devasa indirim kampanyalarına dahil edebilir. 200 dolarlık kursunuzun bir anda 10 dolara satıldığını görebilirsiniz. Bu, marka değerinizi zayıflatır.
- Öğrenci Verisine Erişim Yok: Öğrencilerinizin e-posta adreslerine sahip olamazsınız. Bu, onlarla doğrudan bir ilişki kuramayacağınız, onlara yeni kurslarınızı veya ürünlerinizi duyuramayacağınız anlamına gelir. Bu, benim için anlaşmayı bozan en kritik maddeydi.
Girişimci Naval Ravikant'ın dediği gibi, "Zengin olmak istiyorsanız, ölçeklenebilir ve size ait bir şeye sahip olmalısınız." Pazar yerleri ölçeklenebilirdir ama size ait değildir.
Seçenek 2: Kendi Platformun (Teachable, Thinkific, Kajabi) - Kendi İmparatorluğunu Kurmak
Bu seçenek, AVM'den çıkıp kendi caddenizde kendi dükkanınızı açmaya benzer. Başlangıçta yoldan geçen kimse olmayabilir. Tüm tabelaları, vitrini, reklamı sizin yapmanız gerekir. Ama dükkan tamamen sizindir.
Avantajları Neler?
- Tam Kontrol: Fiyatlandırma, indirimler, marka kimliği, öğrenci iletişimi... Her şey sizin kontrolünüzdedir.
- Daha Yüksek Kâr Marjı: Aylık sabit bir ücret ödersiniz ve satış gelirinin neredeyse tamamı size kalır.
- Topluluk İnşası: Öğrencilerinizle doğrudan iletişim kurabilir, bir e-posta bülteni oluşturabilir ve sadık bir kitle yaratabilirsiniz. Bu, sadece bir kurs satmak değil, bir marka inşa etmektir.
- Esneklik: Kendi sitenize blog ekleyebilir, başka dijital ürünler (e-kitap, danışmanlık) satabilir ve işinizi istediğiniz yönde büyütebilirsiniz.
Dezavantajları Neler?
- Tüm Pazarlama Sorumluluğu Sizde: "Yap ve gelecekler" mantığı burada işlemez. Sosyal medya, e-posta pazarlaması, reklam gibi kanallarla kendi trafiğinizi kendiniz yaratmak zorundasınız.
- Aylık Sabit Maliyet: Satış yapsanız da yapmasanız da platforma aylık bir ücret ödersiniz. Bu, başlangıçta bir baskı yaratabilir.
- Teknik Kurulum: "Tek tıkla" olmaz. Kendi alan adınızı bağlamak, ödeme sistemlerini entegre etmek gibi başlangıçta öğrenmeniz gereken adımlar vardır. Bunu öğrenirken çok zorlanmıştım ama yolu şu: YouTube'da "Teachable setup tutorial" gibi aramalarla adım adım ilerlemek.
Platform Karşılaştırma Tablosu
| Kriter | Pazar Yeri (Udemy vb.) | Kendi Platformun (Teachable vb.) |
|---|---|---|
| Trafik | Yüksek, platform tarafından sağlanır. | Sıfırdan başlar, tamamen size bağlıdır. |
| Komisyon | Yüksek (satış başına %30-65+) | Düşük (sadece ödeme işlemcisi kesintisi) |
| Fiyat Kontrolü | Düşük, platform indirim yapabilir. | Tam kontrol sizdedir. |
| Öğrenci Verisi | Erişim yok. | Tam erişim (e-posta, ilerleme vb.). |
| Marka Kontrolü | Sınırlı, Udemy markası ön plandadır. | Tam kontrol, kendi markanızı yaratırsınız. |
| Başlangıç Maliyeti | Genellikle ücretsizdir. | Aylık abonelik ücreti vardır. |
Sizin İçin Doğru Platformu Seçme Kriterleri
Acil serviste bir hastayı değerlendirirken kullandığımız "triyaj" sistemine benzer bir yol izleyebilirsiniz. Öncelikleri belirleyin.
- Mevcut Kitlenizi Değerlendirin: Bir blogunuz, sosyal medya hesabınız veya e-posta listeniz var mı? Cevabınız "hayır" ise, Udemy gibi bir pazar yeri, ilk öğrencilerinizi bulmak için harika bir başlangıç olabilir.
- Uzun Vadeli Hedefinizi Netleştirin: Amacınız sadece ek gelir elde etmek mi, yoksa uzmanlığınız etrafında tam zamanlı bir iş ve kişisel bir marka mı kurmak? Marka kurmak istiyorsanız, eninde sonunda kendi platformunuza geçmeniz kaçınılmazdır.
- Bütçenizi Gözden Geçirin: Aylık 30-100 dolar arası bir platform ücretini, ilk birkaç ay satış yapamama riskine rağmen karşılayabilir misiniz? Finansal durumunuz, bu kararı doğrudan etkiler.
- Hibrit Modeli Düşünün: Bu, benim de uyguladığım bir yöntem. Udemy'ye daha kısa, giriş seviyesinde bir kurs koyun. Bu kursu, insanları markanızla tanıştırmak ve bir e-posta listesi oluşturmak için bir "mıknatıs" olarak kullanın. Ardından, asıl, kapsamlı ve pahalı kursunuzu Teachable veya Thinkific gibi kendi platformunuzda satın. Bu, her iki dünyanın da en iyi yanlarını birleştiren akıllı bir stratejidir.
Unutmayın, bu bir "ya o ya bu" kararı olmak zorunda değil. Başladığınız yer, bitirmek zorunda olduğunuz yer değildir. Önemli olan harekete geçmektir.
💡 Özet / Key Takeaways
- Pazar Yerleri (Udemy): Hazır trafik karşılığında kontrol ve gelirden feragat edersiniz. Yeni başlayanlar ve kitlesi olmayanlar için ideal bir başlangıç noktasıdır.
- Kendi Platformunuz (Teachable): Tam kontrol, daha yüksek kâr ve marka inşası sunar. Ancak tüm pazarlama yükü sizin omuzlarınızdadır.
- Karar Kriterleri: Mevcut kitleniz, uzun vadeli hedefleriniz ve bütçeniz, hangi yolun sizin için doğru olduğunu belirleyecektir.
- Akıllı Strateji: Hibrit modeli kullanarak başlayın. Pazar yerinin trafiğini kendi markanız için bir kaldıraç olarak kullanın.

Adım 5: Kurs Satmak İçin Etkili Pazarlama ve Satış Stratejileri
Neden 15 yıllık sağlık kariyerimi bırakıp geceleri kod yazmaya, veri setleri arasında kaybolmaya başladığımı sorduklarında cevabım genelde tek kelime oluyor: "Kaldıraç". Ambulansta veya bir fabrikanın revirinde, zamanımı doğrudan parayla takas ediyordum. Bir saatlik emeğim, bir saatlik ücrete eşitti. Bu denklemde zenginleşmenin tek yolu daha fazla çalışmaktı. Ama bir kurs oluşturmak... İşte bu, bir kere kurup defalarca satabileceğiniz bir varlık, gerçek bir kaldıraç. Kursu hazırlamak zordu, evet. Ama asıl zihinsel bariyeri, onu satma fikriyle karşılaştığımda yaşadım. Ürününüz ne kadar iyi olursa olsun, kimse ondan haberdar değilse, o sadece sabit diskinizde yer kaplayan bir dosyadır.
Lansman Öncesi İlgi Oluşturma: Fısıltıdan Gürültüye
Harika bir kurs hazırladınız. Şimdi sessizce yayınlayıp en iyisini mi umacaksınız? Bu, acil servise gelecek büyük bir vakayı hiç hazırlık yapmadan beklemek gibi bir şey. Başarısızlık garantili. Başarılı bir lansman, kursunuz "yayınla" butonuna basmadan haftalar, hatta aylar önce başlar. Buna "beklenti inşa etmek" diyoruz.
Benim en büyük hatam, ilk başta bunu tamamen atlamaktı. Ürünün bitmesine odaklanıp pazarlamayı sona bırakmıştım. Sonuç? Cırcır böcekleri. Öğrendiğim yol ise şuydu:
- "Bir Şey Geliyor" Sinyali: Sosyal medya hesaplarınızda veya blogunuzda, üzerinde çalıştığınız konuya dair küçük ipuçları verin. "Veri görselleştirme üzerine derinlemesine bir çalışma yapıyorum, yakında..." gibi gizemli ama ilgili bir mesaj, ilk tohumları eker.
- Bekleme Listesi Oluşturun: Bu, en kritik adımdır. Kursunuz henüz hazır olmasa bile, basit bir "Yakında Geliyor" sayfası hazırlayın. Bu sayfada kursun ne vaat ettiğini tek cümleyle anlatın ve "İlk duyan siz olmak ve özel lansman indiriminden yararlanmak için e-postanızı bırakın" gibi bir çağrı yapın. Bunun için Carrd gibi tek sayfalık site yapıcılar veya Leadpages gibi profesyonel araçlar inanılmaz işlevsel.
- Geri Sayım Başlatın: Lansman tarihiniz yaklaştıkça, bir geri sayım sayacı heyecanı artırır. İnsan beyni, kıtlık ve aciliyet karşısında harekete geçmeye programlıdır.
İçerik Pazarlaması ile Uzmanlığınızı Kanıtlayın
Gary Vee'nin meşhur bir sözü vardır: "Give, give, give, then ask." (Ver, ver, ver, sonra iste.) İnsanlar size neden güvensin? Neden yüzlerce seçenek arasından sizin kursunuzu alsın? Çünkü onlara karşılıksız değer sunarak uzmanlığınızı ve niyetinizi kanıtladınız.
Veri analisti olarak her şeyi sayılarla görmeye alışkınım. Her bir blog yazısını, YouTube videosunu veya sosyal medya gönderisini, hedef kitlemle aramdaki "güven skorunu" artıran bir eylem olarak görüyorum.
Uygulanabilir İçerik Stratejileri:
- Blog Yazıları: Kursunuzun bir modülündeki temel bir konuyu ele alan, derinlemesine bir yazı hazırlayın. Yazının sonunda, "Bu konunun çok daha fazlasını ve uygulamalı örneklerini yakında çıkacak kursumda bulabilirsiniz" diyerek bekleme listenize yönlendirin.
- Video İçerikleri: YouTube veya Instagram Reels üzerinden kursunuzdan küçük bir bölümü ücretsiz ders olarak yayınlayın. Öğretme stilinizi ve konuya hakimiyetinizi görmelerini sağlayın.
- Ücretsiz Soru-Cevap Etkinlikleri: Instagram Canlı Yayını veya Zoom üzerinden bir "Bana Her Şeyi Sor" etkinliği düzenleyin. Alanınızla ilgili gelen soruları yanıtlayarak hem değer katın hem de insanların zihnindeki soru işaretlerini toplayarak kurs içeriğinizi zenginleştirin.
E-posta Listesi: Dijital Dünyadaki Tek Mülkünüz
Sosyal medya hesaplarınız size ait değil. Algoritmalar bir gecede değişebilir ve tüm erişiminizi kaybedebilirsiniz. Ama e-posta listesi... O size aittir. İnsanların size doğrudan iletişim kurma izni verdiği kişisel bir kanaldır. Başta "kim benim e-postalarımı okur ki?" diye düşündüğümü itiraf etmeliyim. Ambulansta acil durum yönetmekten çok daha korkutucu gelmişti. Ama yanılmışım.
Girişimci ve filozof Naval Ravikant şöyle der: "Learn to sell. Learn to build. If you can do both, you will be unstoppable." (Satmayı öğren. İnşa etmeyi öğren. İkisini de yapabilirsen, durdurulamaz olursun.) Kursunuz "inşa etme" kısmıysa, e-posta listeniz de "satma" kısmının temelidir.
E-posta Listenizi Sıfırdan İnşa Etme Adımları:
- Bir "Mıknatıs" Oluşturun (Lead Magnet): Kimse e-posta adresini sebepsiz yere vermez. Karşılığında değerli bir şey sunmalısınız. Bu, kursunuzla ilgili bir kontrol listesi, kısa bir e-kitap, bir şablon veya özel bir video dersi olabilir.
- Doğru Aracı Seçin: E-posta göndermeye başlamak için bir servise ihtiyacınız var. Yeni başlayanlar için Substack veya Mailchimp'in ücretsiz planları yeterli olabilir. Büyüdükçe otomasyon ve segmentasyon için daha gelişmiş araçlara geçmek mantıklı. Benim kişisel tercihim, otomasyon yetenekleri nedeniyle ConvertKit oldu; özellikle içerik üreticileri için tasarlanmış olması işimi çok kolaylaştırdı.
- Düzenli Değer Sunun: Listenize sadece satış yapmak için e-posta göndermeyin. Haftalık veya iki haftada bir, onlara fayda sağlayacak ipuçları, sektör analizleri veya kişisel öğrendiklerinizi paylaşın. Bu, güven ilişkisini canlı tutar.
Aşağıdaki tablo, pazarlama kanallarını kontrol seviyenize göre karşılaştırmanıza yardımcı olabilir. Eski bir sağlıkçı olarak, kontrol edebildiğim değişkenleri severim. Pazarlama da farklı değil.
| Kanal | Kontrol Seviyesi | Ortalama Maliyet | Önerilen Kullanım |
|---|---|---|---|
| Sosyal Medya | Düşük (Algoritma bağımlı) | Değişken (Organik/Ücretli) | Marka bilinirliği, topluluk oluşturma |
| E-posta Listesi | Yüksek (Doğrudan erişim) | Düşük (Servis ücreti) | Satış, derinlemesine ilişki kurma |
| Blog / SEO | Orta (Arama motoru bağımlı) | Düşük (Zaman yatırımı) | Uzmanlığı kanıtlama, uzun vadeli trafik |
| Ücretli Reklamlar | Yüksek (Hedefleme kontrolü) | Yüksek (Bütçe gerektirir) | Hızlı sonuç alma, lansman dönemleri |
Unutmayın, en iyi kurs bile doğru pazarlama stratejisi olmadan potansiyeline ulaşamaz. Bu bir sprint değil, bir maraton.
💡 Özet / Key Takeaways
- Kursunuzu yayınlamadan çok önce bir bekleme listesi oluşturarak beklenti yaratın.
- "Satış yapmaya" çalışmak yerine, ücretsiz ve değerli içerikler üreterek "yardım etmeye" odaklanın.
- Sosyal medya kiralık, e-posta listesi ise size ait bir mülktür. En değerli varlığınız odur.
- Pazarlama, tek seferlik bir olay değil, kursunuz var olduğu sürece devam edecek bir süreçtir.
💡 Uzman Görüşü: Eski mesleğim insan odaklıydı, veriyse bunu kanıtladı: en pahalı araçlar değil, en net çözüm kazandırır. Başlangıçta teknolojiye takılmayın; sadece kitlenizin en acil sorununu çözmeye odaklanın. Değer, süslü prodüksiyondan daima önce gelir.

Sonuç
Tüm bu adımları bir araya getirdiğinizde, başlangıçta sadece bir fikirden ibaret olan uzmanlığınızın, başkalarına değer katan bir dijital ürüne dönüştüğünü göreceksiniz. Sağlık sektöründen veri dünyasına geçerken hissettiğim korku ve heyecanın bir benzeri bu. Bilinmeyene doğru atılan bir adım ama sonunda sizi bambaşka bir yere taşıyor. İlk başta her şey dağınık görünebilir; fikir, müfredat, çekimler, pazarlama... Ancak her bir adımı tamamladığınızda, yapbozun parçaları yerine oturur.
Unutmayın, en mükemmel kursu yaratmak zorunda değilsiniz. Yeterince iyi olanla başlayıp geri bildirimlerle geliştirmek, hiç başlamamaktan her zaman daha iyidir.
Umarım bu rehber, o ilk adımı atmanız için size gereken yol haritasını sunmuştur. Sizin aklınızdaki kurs fikri ne? Yorumlarda paylaşın, belki de birbirimize ilham oluruz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Online kurs yapmaya nasıl başlarım?
İlk adım, uzman olduğunuz ve pazar talebi olan bir konu belirlemektir. Ardından hedef kitlenizi tanımlayıp, kurs müfredatını planlayın ve video, metin gibi ders materyallerinizi oluşturmaya başlayın. İyi bir planlama, sürecin temelini oluşturur ve başarı şansınızı artırır.
Online kurs çekimi için hangi ekipmanlar gerekli?
Başlangıç için kaliteli bir web kamerası, net ses kaydı için bir yaka mikrofonu ve iyi bir aydınlatma yeterlidir. Profesyonel bir görünüm için sessiz bir ortam ve düzenli bir arka plan seçmek de önemlidir. Yüksek maliyetli ekipmanlar başlangıçta zorunlu değildir.
Oluşturduğum online kursu nerede satabilirim?
Kursunuzu Udemy gibi pazar yerlerinde, Teachable gibi platformlarda veya kendi web sitenizde satabilirsiniz. Pazar yerleri hazır bir kitle sunarken, kendi sitenizde satış yapmak daha fazla kontrol ve daha yüksek kâr marjı sağlar. Her platformun kendi avantajları vardır.
Online kurs fiyatlandırması nasıl yapılır?
Fiyatlandırma yaparken kursun içeriği, süresi, hedef kitlenin alım gücü ve rakip analizini dikkate alın. Sunduğunuz bilginin öğrenciye katacağı değeri temel alan, yani değer odaklı bir fiyatlandırma stratejisi belirlemek en sürdürülebilir yaklaşımdır.
Online kurs pazarlaması için en etkili yöntemler nelerdir?
Sosyal medya, içerik pazarlaması (blog, YouTube), e-posta bültenleri ve hedefli dijital reklamlar en etkili yöntemlerdendir. Ayrıca, ücretsiz mini kurslar veya webinarlar düzenleyerek potansiyel öğrencilerin ilgisini çekmek de oldukça başarılı bir pazarlama stratejisidir.
⚠️ Yasal Uyarı: Bu içerikte paylaşılan kazanç yöntemleri ve rakamlar örnek niteliğindedir. Gelir garantisi yoktur. Her ticari girişim risk içerir.
